Bazen hiç aklınızda olmayan bir yere yolunuz düşer. Bir yol açılır ve “Hayır” demezsiniz/diyemezsiniz, çünkü orası “Ibiza’dır”. Çünkü yaz dendi mi, gün batımı, hippilik, iyi müzik, dans, beach club, gece kulübü dendi mi o akla gelir…

Adanın vaadi, kelimenin tam anlamıyla “tadını çıkar”. Size verdiği mesaj bu; her nereden geldiysen, her kimsen ve ne yaşıyorsan hepsini bir kenara bırak ve Ibiza’nın tadını çıkar, eğlen, keyfine bak. Ibiza’yı Ibiza yapan şey buymuş, gidip de görünce anladım.

Adaya gelenler, iki vardiya çalışan bir şirket gibi yaşıyorlar; gece yaşayanlar ve gündüz yaşayanlar. Birileri günü batırıp eve dönerken, gececiler için hayat başlıyor. Bunu, akşam dans pistine dönüşen beach kulüplerin gün batımı ile birlikte yepyeni yüzlerle dolmasına dayanarak söylüyorum.

Belki heyecanlı olan gece yaşayanların hayatı olabilir ama işleri göründüğü kadar kolay değil. Çünkü Ibiza’da her gün başka bir yerde güzel müzik var. Yani Ibiza’da salı ile cumartesi gününün neredeyse bir farkı yok. Havaalanından itibaren konser afişleri başlıyor; her yerde dünyanın başka bir yerinden gelen ünlü bir DJ var. O dünyanın insanı olmadığımdan Ibiza gece hayatı konusunda rehberlik edemeyeceğim ancak onun dışındaki deneyimlerimi paylaşacağım. İçinde nerede yemek yenir, nerede denize girilir, nereye drink’e gidilir, nerede güneş batırılır, hatta ucundan da olsa beach club kültürü bile var.


BİRAZ TANIYALIM
Ibiza, Akdeniz’de, İspanya’nın doğusundaki Katalanca, Balearic Adaları denen Menorca ve Majorca’dan sonra gelen üçüncü ada. İçlerindeki en küçüğü ve ünlüsü. ’60’lı yılların başına kadar yazarların, ressamların, sanatçıların yaşadığı, bohem bir hayat sürdürülen adayken, ’70’lerdeki hippi akını sonrasında değişmeye başlamış. Bugün hala var olan Amnesia, Pacha gibi diskolar o dönemde açılmış. ’90’lı yıllarda da yıldızı parlayan bir müzik adasına dönüşmüş ve ünü dünyaya yayılmış. Yılda yaklaşık 6 milyon turist (2014 yılı rakamı) adaya geliyor. Müzikseverler ve clubber’lar için bir cennet olsa da, ada, farklı zevk ve beklentilere sahip kişilere de kollarını açıyor, kolaylıkla içine alıyor.


ESKİ ŞEHİR VE YAKIN YERLER
Eivissa, Ibiza şehir merkezinin eski ismi (havaalanında çıkınca tabelaları göreceksiniz). Buradaki old town’a ise Dalt Vila deniyor. Yani surların içindeki kentin adı. Unesco tarafında koruma altına alınmış. Dalt Vila’ya gitmek için biraz yokuş ve merdiven çıkmak gerekiyor ancak buna değer. Sokakları gezip kaleye kadar çıkmak, şehri bir de buradan görmek, gün batımından önce yapılacak iyi bir aktivite. Eivissa’dan sonraki -büyüklük olarak- yerleşim, batıdaki Sant Antoni. Marinası, unutulmaz gün batımı manzarası, kafeleri ve kulüpleriyle ünlü. Adanın kuzey doğu tarafında da hippilerin yaşadıkları kasabalar yer alıyor. Adada mesafeler çok uzak değil, çoğu yer yarım saat, 45 dk uzaklıkta yalnız akşam saatlerinde trafik olabiliyor.



ADADA NEREDE KALINIR?
Tek yanıt airb&b evlerinde. Çünkü oteller pahalı. Ayrıca evde kalmak her zaman daha iyi bir seçenek (iyi bir evse tabii). Olabildiğince erken ev kiralamakta fayda var, yaz için kıştan mesela. Çünkü hafta hafta bile fiyatlar değişebiliyor. Şehir merkezinde 2-3 kişilik deniz manzaralı, şehir dışında da köylerde havuzlu kalabalık kalınabilecek güzel evler var. Şunu da belirteyim; şehir merkezinde tek yatak odalı çok ve güzel ev varken, 2 yatak odalı ev sayısı hayli az. Seyahatinizi bizim gibi iki çift planladığınızda ev bulması çok kolay olmuyor. Ev bakarken şehrin batısındaki Sant Antoni de bir seçenek, ikinci bir merkez gibi düşünülebilir. Marinası, güzel restoranları ile kalmak için tercih edilen bir yer.


ARABA KİRALAMA-OTOPARK
Ada çok büyük değil ancak rahatça gezmek için araba kiralamak gerekli. Arabaların günlük kiraları epey düşük ancak asıl problem, şehir merkezinde kalındığında arabayı gecelik otoparka bırakmak gerekmesi. Otopark dışında alternatifler var ancak biraz yorucu. Sokak aralarındaki mavi çizgili yerler paralı, 2-3 saati 2 Euro. Mavi çizgili yerlere akşam 20:30’dan sonra park edilebiliyor ancak sabah 9:30’a kadar izni var. Ya o saatte arabınızı oradan çekeceksiniz ya da bilet alıp ön camınıza koyacaksınız. Sabah o saatte kalkıp (yazın ve tatildesiniz) bu işi yapmak hayli can sıkıcı. Aksi takdirde kısa süre içinde 90 Euro ceza kesiliyor. Bu cezayı gidip hemen öderseniz 45 Euro’ya düşüyor, neyse ki. Beyaz çizgili yerler ise parasız (bulursanız).


NEREDE DENİZE GİRİLİR?
Adada her zevke göre bir plaj var; minicik, sessiz koylar da, güzel müzik eşiliğinde dans edilenler de, hippler ve nudist’lere göre olanlar da, aileler için olanlar da.

Güney-batı ve batıdaki plajları özellikle öneririm. Nedeni; denizin güzelliği, güneşlenme süresinin uzunluğu ve batıda plajda gün batımını izleme şansının olması.

Benim gittiklerim ve listemdekilere geçmeden önce, adanın güneyindeki Formentera Adası’ndaki plajın denize girmek için en iyi yer olduğu konusunda seyahat siteleri birleşmiş, onu belirtmiş olayım. Söylenene göre de denize girmek dışında yapılacak pek bir şey yokmuş. Adanın merkezinden kalkan feribotlarla yaklaşık yarım saatte ulaşılıyor.


El Chiringuito Cala Gracioneta
Sant Antoni’nin kuzeyinde, saklı, minik bir koy. Burası aynı zamanda bir plaj restoranı. İster önceden şezlonglar için rezervasyon yaptırılabilir, istenirse de -çoğu kişinin yaptığı gibi- nefis kum plajına havlu serip takılınabilir. Denizi şahane. Tam kumlu ve sakin deniz sevenler için. Biz sabah gittiğimizde kıyıda çok sayıda balık vardı, onlarla beraber yüzdük. Yalnız öğleden sonra deniz biraz yosunlandı. Özel bir restoranı olduğunu söylemeliyim, yemek sonrası ikram olarak köpüklü şarap getirilen bir yer. Fiyatlar ucuz değil yani. Denemeye değer. Deniz ürünlerinde başarılılar. En az iki kişilik olarak hazırlanan paella’larının da iyi olduğunu okudum. Kendi yapımları patatesleri de denenmeli.
11:00-23:30
971 34 83 38



Sa Caleta
Şehir merkezine en yakın koylardan. Havaalanı tarafında, biraz batısında. Yine minik koylardan biri. Kırmızı renkli toprak kayalıkları ile değişik bir havası var. Deniz ile kara neredeyse bitişik. Denizi metrelerce kum ve boyu geçmiyor. Plajın arkasında aynı isimle restoranı var. Restoranın yan tarafından girilen bahçesi harika. Ağaçlar içinde. Rahat, uzun süre oturabilmeye -hatta yatabilmeye- uygun. Tüm gün gölgede oturup kitap okumak, bir şeyler yiyip içmek için nefis bir gizli bahçe. İsteyene masaj da var.



Cala Comte
Adanın batı ucunda, yan yana iki plaj. Ortasında da Sunset Ashram isimli bir restoran var. Plajları, denizi güzel ancak asıl gün batımı için gelinen bir yer burası. Bozcaada’daki rüzgar santralinin orada günü batırmış kişiler ne demek istediğimi anlamışlardır. Bizim gittiğimiz gün bulutlu bir gün olduğundan harika bir gün batımına şahit olamadık ancak burada çok romantik gün batımları olduğuna eminim. Zaten Ibiza demek, gün batımını bir ritüel gibi yaşamak demek. O yüzden de Ibiza’ya gelip de burada güneşi batırmamak eksiklik olur.



Blue Marlin
Adanın ünlü kulüplerinden biri. Gündüz bir beach club, akşamdan itibaren de bir gece kulübüne dönüşüyor. Dünyanın ünlü DJ’lerini konuk ediyor. Kendi radyosu bile var. Yazın sıcağında buz gibi bir binanın içinden geçip deniz tarafına geçiliyor, önce ortasında DJ’in olduğu bir dans pisti var, ardından plaj tarafına gidiliyor. Her milletten ve renkten insan buraya geliyor; Ibiza’ya eğlenmeye gelenlerin sanırım favori mekanlarından biri. Çok iyi müzik çaldığından mı, gelenlerden dolayı mı bilemiyorum enerjisi yüksek bir yer. Gündüz mekana girerken para alınmıyor ancak şezlongların olduğu bölüm için yenilip içilenlere belli bir yüzde plaj parası ekleniyor. Yalnız şezlongların diğer tarafındaki iki kişilik yatakların olduğu bölüm için 500 Euro ödendiğini biliyorum. Denizi için kulüp gibi etkileyici şeyler söyleyemeyeceğim, denizin dibi hayli büyük taşlarla kaplı, bir iskelesi olmasına rağmen denize girmesi biraz zahmetli. Zaten insanlar buraya denize girmek için gelmiyorlar, giren de yok denecek kadar az. Tabii ki her şey -bize göre- pahalı. Biz arkadaşımızın arkadaşının düğün ertesi yaptığı beach club partisi için orada olduğumuzdan şanslıydık. Yazının bu noktaya gelmesi için sabırsızlanıyordum; net, açık ara, hayatımında yediğimin en iyi ve büyük karidesi burada ve bir şezlong üstünde yedim. Dayanamayıp ikinci tabağı da istedim.


Listemde olan diğer plajlar:
– Cala Tarida
– Es Portitxol
– Aigües Blanques
– Cala Mastella
– Cala Saladeta


NEREDE NE YENİR?
Croissant Show
Eivissa’da, sabah erken saatten itibaren sanki sözleşilmiş gibi herkes kahvaltıya oraya gidiyor. Turistik bir yer. İyi bir buluşma noktası, ayrıca wifi’yı çok iyi çekiyor. Tatmin edici bir kahvaltı menüsü var. Menüden bir seçim yapmadan önce içerideki dolaplara göz atmakta fayda var.



S’Escalinata
Ibiza’nın old town’u, Dalt Vila içinde (kalede). Geniş bir merdivende, alçak masaları ve tabureleri olan bir yer. Sabah 10:30-11 gibi açıldığında hemen dolmaya başlıyor. Kahvaltıya gidilebileceği gibi, çok geç saate kadar açık olduğundan gecenin ilerleyen saatlerinde de uğranabilir. Kahvaltı olarak çok şey vadetmiyor olabilir ancak sağlıklı ve güzel seçenekler de yok değil.
10:30-3:30



Rita’s Cantina
Sant Antoni marinada. Bohem havası olan, kahvaltıları ile ünlü bir mekan. Güzel kahvaltıları nedeniyle sabahları özellikle epey kalabalık oluyor.



Oleoteca Ses Escoles
Öğle saatlerinde kalabalıktan kaçıp sakin bir yerde peynir-şarap yanında salata gibi hafif bir yemek yemek isterseniz, adada daha zevkli bir seçim düşünemiyorum. Zeytin ağaçlarının arasında, tarihi bir binada, yerli üretim peynirlerin, etlerin servis edildiği, zengin bir kava sahip şık bir restoran. Oldukça da fotojenik bir yer.



El Chiringuito Cala Gracioneta
Yukarıda plajlar arasında yazmıştım. Burası sadece öğlen için değil akşam yemeği için de iyi bir seçenek.


Blue Marlin
Karides, karides, karides, başka bir şey demiyorum. Yemedim ancak menüdeki diğer şeylerin de iyi yapıldığını düşünüyorum. İnsan Ibiza’da olduğunu (biz en azından) burada hissediyor, çünkü öyle bir hizmet sunuluyor. Size yemeğinizi getiren kişi bile enerjisiyle, tavrıyla bunu hissettiriyor. Gece kalınıp devam edilmeyecekse öğle yemeği için gidilebilir.


Can Terra
Şehir merkezindeki açık olduğu her saat kalabalık olan, lokallerin tercih ettiği bir tapas’çı. Kalabalık diye geri dönmeyin, masa için adınızı listeye yazdırın ve bir adisyon açtırın, bardaki tapas’lardan birkaç tane alıp kapı önünde butik biralarını içerek başlayın. Elbet sıra size gelecek. İçerinin ambiyansı güzel ama oturmadan arka taraftaki bahçesine de bir bakın.


Es Boldado
Adanın güney-batı ucunda, uçurumun kenarında bir balık restoranı. Yarım saatlik bir orman yolundan sonra ulaşılıyor. Kapısındaki etiketlerden Michelin de aldığını anlıyorum. Karşısındaki büyük bir kaya parçası olarak duran Es Vedrà Adası nedeniyle dramatik bir manzarası var. Gün batımından bir saat önce orada olunduğunda güzel anlara şahitlik edilebilir. Yan taraftaki koyda çok sayıda tekne demirlemiş oluyor, onlar da manzaraya ayrı hava katıyorlar. Gitmeden en azından bir gün önce rezervasyon yaptırmak iyi olur. Öğle servisi de var ancak anlattığım ruhu ancak akşam saatlerinde yaşamak mümkün. Yemeklere gelince, iyi fakat, balık ve deniz ürünü konusunda benim gibi çıtası yüksek biri için yemekleri çıtanın altında kaldı. Fiyatları da oldukça yüksek. Yine de fırsatım olsa tekrar giderim; orman boyunca yapılan yolculuk ve sonunda ulaşılan manzara buna değer.
13:00-16:00 & 19:30-22:30
626 494537


Listemde olan diğer restoranlar çok sayıda oldukları için onları uzun uzun yazmadım, yazının en aşağısında yer alan haritada yer verdim.



DRINK
Sunset Ashram
Plajlar kısmında yazdığım Cala Comte’deki restoran. Yemekten çok gün batımında drink için gidilebilecek bir yer.



Bar 1805
Ibiza’da şehir merkezinin arka sokaklarında, kalabalıktan uzak, sakin ve bohemlerin takıldığı, kokteylleri ile ünlü kendi halinde bir bar. Kokteyllerinin yanı sıra patates kızartması kesin denenmeli. Hayatımda yediğim en iyi patates kızartmasıydı. Yemek için de denenebilir.



Can Pou Bar
Ibiza’da şehir merkezinde marinaya bakan kafe/barlar geceleri hayli kitsch görünüyor. Oldu ki yolunuz düştü, hemen ilk gördüğünüz ara sokağa kendinizi atın ve oradan uzaklaşın, bunu yapamadığınız durumda ise Can Pou adlı barı önerebilirim.


Listemdeki diğer drink için gidilebilecek mekanlar:
– Café Mambo
– Café del Mar


NEREDEN ALIŞVERİŞ YAPILIR?
Las Dalias
Sant Carles de Peralta kasabasındaki hippi marketi. Bikiniden müzik aletine, çantadan kitaba kadar çok şey var. Burası ayrıca alışverişten fazlasını vadediyor; masaj, fal, canlı müzik gibi.


Antik Batik Ibiza
Etnik çizgide plaj kıyafetleri, elbiseler, çanta, ayakkabı, eşarp gibi kadınlara yönelik pek çok ürünün bulunduğu güzel bir dükkan.


Vino & Co Ibiza
Şarap dükkanı, aynı zamanda bir şarap barı. Ibiza şaraplarını tatmak isteyenler için mükemmel bir yer. Satın almadan önce tadım yaptırılıyor, açılmış çok sayıda şişe oluyor.



SON SÖZ
Ibiza, tüm bu anlattıklarım ile sınırlı değil. Yazdıklarıma, gitmeden önce iyi bir araştırma yapılmış ve sonrasında da 4-5 güne sığdırabildiklerim gibi bakmak doğru olur. Gelelim önemli soruya? Ibiza’ya tekrar gider miyim? Gitmem sanırım çünkü gitmesi pahalı bir yer ve yemekleri beklentimin altında. Doğasına ve eğlencisine diyecek yok tabii…