Kadıköy-Moda’da dolmuş yolu üzerinde -eski havuza gelmeden solda- içinde daha çok bakır tencere ve tavalar olan bir dükkan var. İsmi Soy. Uzun süredir ilgimi çekiyor. Birkaç kere gitmeme rağmen açık yakalayamamıştım, ta ki geçen haftaya kadar.

Soy, profesyonel kullanıma yönelik el işçiliği bakır mutfak ürünleri tasarlıyor ve üretiyor. Atölyeleri Eminönü-Mahmutpaşa’da. Toptancı olarak, distribütörler aracılığıyla veya sipariş usulü çalışıyor. Moda’daki dükkanda satış yapılmıyor; orası ofis ve ürünleri sergilemek amacıyla kullanılıyor. Hem üretim yerlerini görmek, hem de markanın genç yaratıcısından Soy’un hikayesini dinlemek üzere geçen hafta sonu atölyelerine gittim ve daha çok yurt dışında duymaya alışık olduğumuz, ilham veren bir hikaye ile karşılaştım.


soy_bakir_mbcb_12


Markanın yaratıcısı Emir Ali Enç. Şu an 32 yaşında. Soy’un temellerini attığında 25 yaşındaymış. Diplomat bir anne-babanın oğlu. Ailesinin mesleği dolayısıyla dünyada çok sayıda ülkeyi görme, farklı kültürleri tanıma şansı olmuş. Emir Ali ayrıca yemek yapma merakı olan biri.

2008 yılında aile mesleğini devam ettirme planları ile Türkiye’ye dönüyor. Dışişleri Bakanlığı’nın sınavlarına hazırlanmaya başlıyor. Yaklaşık 1 yıl boyunca ders çalışarak ve stres atmak için yemek yaparak yaşıyor. Bir gün yemek yaparken bakır bir sos tenceresine ihtiyacı oluyor. İnternette araştırmaya başlıyor. Bakır işçiliğinin anavatanı Suriye, İran, Türkiye ve Hindistan gibi ülkeler olmasına rağmen dünyada bakır piyasasına Fransızlar’ın hakim olduğunu görüyor. Ayrıca bu araştırmalar sırasında bakır üreten bir Türk markası olmadığını da fark ediyor. Bunun üzerine ani bir kararla kariyer rotasını bakır işçiliğine çeviriyor ve sınavlarının tamamını vermeden motosikletine atlayıp Gaziantep’e gidiyor. Ardından da Halep’e. Yaklaşık 8 ay orada kalıyor. Bir ustanın yanında çırak olarak çalışıyor; bir süre de Şam’da kalıp dil öğreniyor. Sonra Türkiye’ye dönüp 2010 yılında Mahmutpaşa’da kendine minik bir atölye kiralıyor. Dışarıdan ona destek olacak bir usta buluyor. İsviçre’den ilk büyük siparişini alıyor, onu sermaye yapıp yola çıkıyor.

“Bakır işçiliği bizim soyumuzda var, o yüzden ismimiz ‘Soy’.”


Bugün, 4 usta ve bir üretim müdürü ile birlikte daha büyük bir atölyede çalışıyor. Japonya’dan Amerika’ya kadar dünyanın farklı şehirlerine ürün gönderiyor. Ünlü birçok şef ondan alışveriş yapıyor. Halihazırda kendi tasarımları olsa da, şeflerin/restoranların ihtiyaçlarına özel ürünler tasarlayıp üretim yapabiliyor.


soy_bakir_mbcb_08

soy_bakir_mbcb_07

soy_bakir_mbcb_05

soy_bakir_mbcb_06


Soy’un şu anda 93 farklı ürünü var. Tavalar, tencereler, sote tavaları, cezveler, ehlikeyifler, etnik tencereler (İran, Türk, Fransız Mutfağı için), pastacılıkta kullanılan ürünler, helva yapımında kullanılan ürünler… Cezvelerin kalınlığı 1.5 milimetre. Kapaklı sahanlar 2, tencere ve tavalar ise 2.5 ve 3 milim kalınlığında yapılıyor. Kalınlık artıkça ısıyı daha iyi iletiyormuş. Profesyonel kullanım ve dayanıklılık düşünülerek bu ölçüler belirlenmiş. Pastacılıkta kullanılanlar hariç yaptıkları ürünlerin önemli bir kısmı gümüş kaplama, küçük bir kısmı ise kalay kaplama. Yakın zamanda som gümüş pişirme ürünleri de yapmaya başlamışlar. Gümüş ürünlerin fiyatları çok daha yüksek. Gümüş, bakırdan da üstün iletkenlik özelliklerinden, bir de neme ve tuza dayanıklı olması dolayısıyla bozulmadan kalabildiğinden tekne ve yalı sahiplerinin satın aldıkları bir ürünmüş. 1000 ayar gümüş kullandıklarından okside de olmuyormuş.


soy_bakir_mbcb_02

soy_bakir_mbcb_04

soy_bakir_mbcb_09


Özel tasarlanmış ürünleri de var. Örneğin Boğaz’da bir restoran için midye tenceresi tasarlamışlar. Uzakdoğu’daki bir restoran için serviste kullanılan minik sos tencereleri. Atölyeye gittiğimde gördüm, neredeyse 1 metre yükseklikte, ince uzun dev kazanlar yapmışlar. Yurt dışından bir restoran etleri bütün olarak haşlamada kullanmak için bu kazanları sipariş vermiş. Daha çok örnek var…

Soy, birkaç özelliği ile dünyadaki diğer bakır üreten markalardan farklılaşmış. Bu özelliklerden biri, ürünlerinin önemli bir kısmının tek parça olması (sap dışında). Kaynak ile birleştirilmiş parçalara sahip olmadığı için yıllar geçtikçe ayrılma gibi sorunlar olmuyor. Hatta ehlikeyifleri bile tek parça yapmayı başarmışlar.

Bakır, çok iyi bir iletken. Çok hızlı ısınıyor, ısıyı eşit dağıtıyor ve aynı hızda da soğuyor. Profesyonel mutfaklarda tercih edilmesinin temel sebeplerinden biri de bu. Tabii ürünlerin sapları da ısınıyor. Mutfakta kullanımı yavaşlattığından pek istenen bir özellik değil. Soy, ısınma hızını düşürmek için kendi tasarımını yapmış. Özel ve yalıtkan bir bronz alaşımından yapılan sap tek parça başlıyor, sonra üçe ayrılıyor ve bakırla bu üç noktadan birleştiriliyor. Böylece hem ısı dağıtılmış oluyor hem de sapların aşağıdan hava alması sağlanıyor. Bu sayede saplar tek bir noktadan birleştirilenlere göre çok daha geç sürede ısınıyor.


soy_bakir_mbcb_03

Mutfakta bakır kullanımı ve dikkat edilmesi gerekenler:

Aşağıdaki özellikler kalın bakır mutfak ürünleri için geçerli. Bakır ince olduğu zaman noktasal ısınma yapıp olduğu yerdeki kalayı yakıyormuş.
– Doğal olarak yapışmayan, yağı yakmayan bir malzeme.
– Lezzet farkını yaratan, gümüş ve bakırın iyi birer iletken olup ısıyı eşit şekilde dağıtmaları. O yüzden bakır bir tencerede pişirilen pilavın, sosun, sütlü tatlıların dibi tutmuyor, çikolata kolay eritiliyor. Uzun saatler pişen yemekler, kısık ateşte yanma riski olmadan güvenle pişiriliyor.
– Isı kaybı neredeyse olmadığından enerji kaynağından ve zamandan tasarruf edilmiş oluyor.
– Dayanıklı olduklarından yıllarca kullanılabiliyor.
– Asitli yemekler yapılacaksa, domates, limon, şarap kullanılacaksa bakırın ya saf kalayla ya da saf gümüşle kaplanmış olması gerekiyor. Lokum, pekmez, helva, reçel gibi tatlı ürünler kaplanmamış, kalaysız bakırla yapılabiliyormuş. Pektin anında sertleşiyor; yumurta akı hızlıca kabarıyor. Bakır kaplar, bazı peynirlerin yapımında da kullanılıyor. Örneğin, gravyer.
– Saf kalay kaplanmış bir bakır ürünü 240 dereye kadar ısıtılabiliyor, gümüşte bu 1000 derece.
– Kullanıma bağlı olarak kalay zaman içinde zarar görüyor. Bu nedenle senede bir kere kalaylatmak, kalayları eskimiş olan ürünleri de kullanmamak gerekiyor.
– Ucuz olduğundan piyasada kalay yerine zehirli bir maden olan kurşun ile kaplayan kalaycılar varmış. O yüzden kalaylatma işleminin emin olunan bir yerde yapılması önemli. Soy bu işlemi bu yüzden kendi bünyesinde yapıyor.

Alışveriş:

– Kısıtlı sayıda ürün olsa da online satışları var.
www.etsy.com/shop/SoyTurkiye
– Siparişle çalışıyorlar. Bunun için minimum tutar 2.000 TL. Belli bir set istendiği takdirde sıraya giriliyor.
– Sipariş aldıklarında bazı ürünlerden birkaç tane fazla üretiyorlar. O ürünler atölyelerinde kalıyor. Atölyeye gidildiği takdirde o sırada olan ürünler satın alınabiliyor. Yalnız unutmamak lazım ki orası bir imalathane, gitmeden önce aramakta fayda var.
– Listedeki fiyatlandırma ürün bazında değil, kilo bazında yapılıyor. Kalay kaplı ürünlerin şu anda kilosu 175 TL, gümüş kaplıların ise 225 TL. Som gümüş ürünlerin ise fiyatı haftalık gümüş kuruna göre belirleniyor.
– Her ürünün üzerinde seri numarası yazıyor. Ürünlerin hepsi ömür boyu garantili. Atölyeye götürüldüğünde senede bir kere ücretsiz kalaylama hizmeti veriliyor. Ciddi bir kullanıcı hatası olmadığı takdirde, bir problem çıktığında onarılıyor.
– İstanbul’da Soy’un perakende olarak satıldığı yerler:
. Emin Karahüseyin Züccaciye, Köyiçi Cad. No:11 Beşiktaş
. Mehmet Kalmaz Baharat, Mısır Çarşısı, No:41/1 Eminönü

Emir Ali’den…

– Kapalıçarşı’da lakabım ‘çakma mühendis’; kimsenin düşünmediği küçük inovasyonlar yapabiliyorum.
– Dünyanın en mükemmel ürününü yapmaya çalıştık.
– Bu kadar zorluk çekeceğimi bilseydim, bu işi yapmayabilirdim.
– Üretim yapmak, dünyaya çocuk vermek gibi bir şey.
– Rusya’daki distribütörüm söyledi: “Soy’un olmadığı bir dünya düşünsene. Ne kadar sıkıcı olurdu.”
– Babam artık az da olsa benimle gurur duyuyor.
– Ehlikeyif, kek kalıbı gibi tek parça yapıldı. O bana Kapalıçarşı’da baya bir şöhret kazandırdı.
– Bakır, mutfakta Ferrari kullanmak gibi bir şey. Alıştıktan sonra Serçe’ye binemezsiniz…


soy.com.tr
facebook.com/soyturkiye
info@soy.com.tr
Dükkan: Caferağa Mah. Leylek Sok. No:20 Moda, Kadıköy
Atölye: Büyük Yeni Han No:3 (Üst Kapı) Çakmacılar Yokuşu / Sandalyeciler Sok. Köşesi, Mercan Mah. Mahmutpaşa, Eminönü
0216 330 0030
0555 526 6848