Sonbaharda Nice’te olmak, insana güzel bir filmi yaşıyor gibi hissettiriyor. Sonbaharın oyunu mu, yoksa kentin mi bilemiyorum, insana, böyle bir ışık ve renk ancak filmlerde olur dedirtiyor…

Nice;
Biraz İtalya, çokça Fransa gibi.
Hem bir yaz şehri, hem de mevsimi yok gibi.
Deniz ürünleri ile göz dolduran, gayet Fransız bir şehir.

nice-cotedazur-mbcb_02

 

Sabah 9’da kruvasanın bittiği,
Kırmızı değil beyaz şarabın içildiği,
İstiridye düşkünü,
Makyajsız güzel kadınların yaşadığı,
Kesintisiz uzun plajların olduğu,
Trafik kurallarının pek dikkate alınmadığı,
İyi ki de gitmişim dedirten bir şehir…

Ne zaman gidilir? Cevabı, her zaman.
Sonbaharda gitmiş biri olarak deniz-kumsal dışındaki önerilerimi sıralamaya başlıyorum.

 

Yemek-İçmek

cafedeturin-nice-mbcb_01
cafedeturin-nice-mbcb_06
cafedeturin-nice-mbcb_05
cafedeturin-nice-mbcb_07
cafedeturin-nice-mbcb_08
cafedeturin-nice-mbcb_04
cafedeturin-nice-mbcb_02
cafedeturin-nice-mbcb_03
1- Deniz ürünü için adres: Cafe De Turin.
İsmindeki kafe yanıltmasın, Nice’in eski lokantalarından. Orta çaplı bir deniz ürünü fabrikası gibi. Aklınıza gelen gelmeyen her türlü böcek, deniz ürünü burada var. Kapısında sıra olursa asla vazgeçmeyin; masalara giden yanarlı dönerli tabakları görünce ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. Sipariş vermeden önce mutlaka dışarıdaki büyük buzdolabında neler var göz atın. En en önemlisi, yanınızda ya Fransızca deniz ürünleri isimlerini iyi bilen bir arkadaşınızla gidin ya da yanınıza bir sözlük alın. Çünkü menü Fransızca ve bu böcek isimlerinin İngilizce ile hiçbir benzerlikleri yok.
Kapasitenize göre çoğu şeyin tadına bakın tabii, ancak istiridye ve midyeyi atlamayın. Yanına bir de Riesling söyleyin (beyaz, yüksek asitli şarap), istiridye ile nefis oluyor.
Nice’e 4 günlüğüne gittiğimden ve farklı yerleri de göreyim diye düşündüğümden Cafe De Turin’e sadece bir kere gittim. Çok pişmanım. Siz bu hatayı yapmayın.
5 Place Garibaldi
www.cafedeturin.fr

 

oliviera-nice-mbcb_05
oliviera-nice-mbcb_03
oliviera-nice-mbcb_04
oliviera-nice-mbcb_02
oliviera-nice-mbcb_01

2- Öğle yemeği için Oliviera.
İlk akşam eski Nice sokaklarında dolaşırken gözüme çarpınca önünde durup, ‘’Burası güzelmiş’’, içeridekilere bakıp ‘’Belli ki yerliler buraya geliyor’’ dediğim yer. O akşam gidemedik. Ertesi gün Nice’te yaşayan bir arkadaşımıza ‘’Öğle yemeği için nereye gidelim’’ diye sorduğumuzda burayı önerdi. Özellikle de ‘’Tartarını es geçmeyin’’ dedi.
Eski Nice’in dar sokaklarında, açık mutfağı olan ve Fransız’dan çok İtalyan’a benzeyen sıcak kanlı sahibi olan bir yer.
Tam sevdiğim gibi tek sayfalık menüsü var. Yemekten önce güzel zeytinyağı ve ekmek getiriliyor.
Tartarının ve sahibinin önerisiyle avokado salatasının tadına baktık. Tartarı iyiydi ancak avokado salatasının altında gizledikleri yeşil elma benim için öyle güzel bir sürpriz oldu ki, tartarın önüne geçti. Bu ne güzel bir birlikteliktir! En kısa zamanda denenecekler listesine eklendi. Salatada yeşilliklerin yanı sıra taze rezene de vardı. Onun da uyumuna diyecek yoktu.
8 bis Rue du Collet
oliviera.com

 

Michelin-Starred-Le-Chantecler-nice-cotedazur-mbcb_01
Michelin-Starred-Le-Chantecler-nice-cotedazur-mbcb_02
Michelin-Starred-Le-Chantecler-nice-cotedazur-mbcb_03

3- Michelin yıldızlı bir restoran deneyimi yaşamak için, şehrin en gösterişli oteli Negresco’nun giriş katındaki 2 yıldızlı Le Chantecler Restaurant.
İyi bir deneyimdi. Bir restorandan çok Fransız Sarayı’nda yemek yiyormuş gibi hissettim. Ancak gösterişli dekorasyonu ve iddialı renk seçimleri bana abartılı ve fazla geldi.
Servis ise mükemmeldi. Yemeklerin sunuşunun yanı sıra özellikle anlatımı öyle etkileyiciydi ki, bir an kendimi Shakespeare oyunundaymış gibi hissettiğim bile oldu. Hoşuma gitti.
3 başlangıç, 1 ana yemek (keklik veya balık) ve 2 tatlıdan oluşan bir menü seçtik.
Sayfalarca bölgelerine ve türlerine göre ayrılmış şarap menüsü vardı. Biz o bölgenin (Provence), syrah ağırlıklı bir kırmızı şarabını seçtik. Şarap konusunda seçimimizde bize restoranın sommelier’si yardımcı oldu.
Yediklerimden özellikle aklımda kalan, başlangıç olarak dövülmüş fındık üzerinde gelen barbun balığı. Fındık ve balık enteresan bir ikili olmuştu.
Menüde iki tatlı vardı, sonra restoranın ikramlarının olduğu bir tatlı arabası geldi. Tattığım tüm tatlılar nefisti; macaronlarını fazlasıyla beğendim. İyi ki Chantecler Restaurant’a gitmişim diyorum ancak tekrar gider miyim? Cevabım ‘’Hayır’’.
37 Promenade des Anglais
www.hotel-negresco-nice.com

 

Le-bistrot-dAntoinenice-mbcb

4- Yer olmadığı için gidemediğim fakat aklımda kalan restoran ise Le bistrot d’Antoine. Hakkında güzel şeyler okuduğum için merak etmiştim. Sanırım biraz turistik bir mekan olmuş.
27 Rue de la Préfecture

 

les-distilleries-ideales-nice-mbcb_02
les-distilleries-ideales-nice-mbcb_01
les-distilleries-ideales-nice-mbcb_03

5- Sabah bir kahve ya da öğlen bir bira içmek veya akşam üstü şarap-peynir yapmak için adres Les Distilleries Idéales. Burası için klasik bir Fransız bistrosu denebilir. Yeri çok iyi; tam gelen geçeni izleyip oturmalık.
24 Rue de la Préfecture
www.lesdistilleriesideales.fr

 

LAC-Patissier-Chocolatier-Nice-mbcb_01
LAC-Patissier-Chocolatier-Nice-mbcb_02

6- Les Distilleries Idéales hizasındaki pastane ve çikolatacıyı da es geçmeyin; LAC Patissier Chocolatier. Ben sadece macaronunu deneyebildim. Görebildiğim kadarıyla şehrin en havalı pastanesi.
12 rue de la Préfecture
www.patisseries-lac.com

 

Mojito-nice-cotedazur-mbcb

7- Mojito içmek isterseniz önerim Brasserie De L’Etoile. Eski Nice’den çıkıp alışverişin kalbinin attığı Verdun, Paradis, Liberte, Alphonse Karr caddelerinde biraz gezindikten sonra L’Etoile’de bir mojito molası iyi gelecek.
8 Passage Emile Négrin
www.brasseriedeletoile.com

Listemde olan ancak gidemediğim mekanlar:
– La Petite Maison (restoran); yakın zamanda İstanbul’da da açıldı. Ona da henüz gidemedim.
– Fenocchio (dondurmacı)

 

Gezip-Görmek-Alışveriş

Vieux Nice (eski Nice): Tüm sokaklarını gezip görün. Zaten 1-2 saatte bitiyor.

Çiçek-Meyve/Sebze Pazarı: Eski Nice’in içinde denize yakın, gündüzleri kurulan, bir tarafı çiçek, diğer tarafı meyve, sebze, şarküteri olan güzel bir pazar.

Vintage Pazarı: Cumartesi günleri Garibaldi Meydanı’nda kuruluyor. Büyük bir pazar.

vintage-pazar-nice-mbcb_02

vintage-pazar-nice-mbcb_01

 

Parc du Château: Eski Nice’in doğu tarafında deniz yönünden dik merdivenlerle çıkılıyor. Parka ulaşmak için Garibaldi Meydanı’ndan doğuya doğru tabelalar da takip edilebilir. Şehri tepeden görmek, aynı zamanda hemen doğusunda yer alan limana bakmak, orman içinde biraz soluklanmak için çıkılabilir.

nice-cotedazur-mbcb_03
nice-cotedazur-mbcb_05
nice-cotedazur-mbcb_04

 

Chagall ve Modern Sanat Müzesi: Modern Sanat Müzesi, Garibaldi Meydanı’nda. Ben gidemedim ama sizin aklınızda bulunsun.
Marc Chagall Müzesi; küçük bir müze, az sayıda eser var. Özellikle duvar boyunca yapılmış mozaiği görmek için gidilmeli.

 

Yakın Yerler

capferrat-beaulieu-cotedazur-mbcb_01
capferrat-cotedazur-mbcb_02
capferrat-cotedazur-mbcb_01
capferrat-cotedazur-mbcb_03
beaulieu-cotedazur-mbcb_01
beaulieu-cotedazur-mbcb_03
beaulieu-cotedazur-mbcb_02
capferrat-cotedazur-mbcb_04
capferrat-cotedazur-mbcb_05
Cap Ferrat – Beaulieu

Nice’in doğusunda iki güzel kasaba; Cap Ferrat ve Beaulieu.
Cap Ferrat; marinası, dar sokakları, yarımada olması dolayısıyla iki taraftan deniz gören manzarası, yüksek duvarlı olmaları nedeniyle gizli saklı villaları ile akılda kalıyor (aynı zamanda sosyetik bir kasabaymış).
Beaulieu ise Cap Ferrat’dan 15 dakika yürüme mesafesinde. İki kasaba arasındaki yürüyüş yolu pek güzel. Nefis bir manzarası var; fotoğraf çekmek için harika. Burada insan kendini tam anlamıyla Côte d’Azur’da hissediyor.

 

le-brulot-antibes-cotedazur-mbcb_02
le-brulot-antibes-cotedazur-mbcb_01
le-brulot-antibes-cotedazur-mbcb_04
le-brulot-antibes-cotedazur-mbcb_03
Antibes

Nice’in batısında Cannes’a yakın güzel bir kasaba. Ben sadece bir akşam yemeğe gittim. Ancak gördüğüm kadarıyla Antibes’te keşfedilecek çok şey var.
Yerel birilerinin önerisi üzerine yemeğe Le Brulot’a gittik. İki katlı (alt katı mahzen gibi), minik bir restoran ancak üst katın dip dibe hali, ambiyansı çok hoşuma gitti. Küçük bir restorana göre de çok kişi çalışıyor. Mutfağın bir kısmı açık, sanırım mutfaktaki hareket içeriye yansıyor.
Ben ördek yedim, arkadaşlarım ise bonfile-antrikot tercih etti, hepsi gayet güzeldi. Özellikle krem karameline bayıldım. Tadı hala damağımda. Hem bu restorana, hem de Antibes’e zamanınız olursa uğrayın derim.
www.brulot.fr

 

eze-village-cotedazur-mbcb_06
eze-village-cotedazur-mbcb_07
eze-village-cotedazur-mbcb_05
eze-village-cotedazur-mbcb_01
eze-village-cotedazur-mbcb_02
eze-village-cotedazur-mbcb_03
eze-village-cotedazur-mbcb_04
Eze Village

Nice’in doğusunda (Cap Ferrat’yı geçince) dağın tepesinde, kayaların üzerinde minik bir kasaba. Fransa’nın güney sahillerinin nefis doğasını tepeden görmek için en iyi noktalardan biri. Daracık sokaklarında gezinmek, gastronomik deneyim vaad eden restoranlarında yemek yemek, manzarasının tadını çıkarmak için Eze’e gitmek gerek.
Böyle bir manzaraya karşı yapılacak en iyi şeylerden biri -ben yapamadım ama- güzel bir şarap içmek. Gidilecek yer belli; Château Eza.

Bu seyahatte Cote D’azur’un doğu kıyılarını görme şansım oldu. St Tropez başta olmak üzere batı kıyılarında daha çok keşfedilecek yer var. Monaco, Cannes ve St Paul de Vence şehirleri de gitmek istediğim yerler arasındaydı, bu sefer zamanım yetmedi. Artık bir sonraki sefere diyorum…