Girit’te (Rethymno’da) son gecemiz.
Akşam yanındakine gitmeye çalışırken yanlışla oturduğumuz restorandan 3 saat sonra mest olmuş bir şekilde otele döndüğümüzde, barda birkaç kişinin konuştuğunu görüp yanlarına gittik. Her şey böyle başladı…

Otel diyorum ancak kaldığımız yer, üst katında sadece iki güzel odası olan şehrin en iyi restoranların biri. Girit yazısında detaylı okuyabilirsiniz.

Bara yanaştıktan kısa süre sonra anladık ki, barda shot bardaklarına sürekli rakı dolduran kişi, kaç gündür tanışamadığımız otelin sahibi Mihalis’miş. Tanışmamızdan kısa süre sonra ”Bu çok özeldir” deyip, bir şişe güllü rakı çıkarıp, bitene kadar bardaklara koymaya devam etti. Gecenin geç bir saatinde, -ertesi sabah erkenden yola çıkacağımızdan- vedalaşıp odalarımıza gittik.

Sabah kalkıp lobiye indiğimizde Mihalis bizi bekliyordu ve çok netti ”Burada yemek yemeden bir yere bırakmam. Öğle yemeğinde beraberiz.” Ona hayır demek için tek mazeretimiz uçak saatimiz olabilir ki, o da Mihalis’ten yanaydı.


girit_maistros_mbcb_05


Birkaç saat sonra Rethymno’yu uzaktan gören, deniz kenarında nefis bir sofraya oturduk. Mihalis bir düğün yemeği hazırlatmıştı; haşlanmış horoz (ben tavuk ile yaptım), yanında da risotto gibi pişirilen -Gamopilafo denen- limonlu pilav. O kadar aklımda kaldı da, bu lezzet daha çok kişi tarafından bilinsin istedim ve tarifini yazmaya karar verdim.

Bu pilavın sırrı, tavuk/horoz suyu ile yapılmasında (zaman zaman kuzuyla da yapılıyormuş) ve limon sıkılarak yenmesinde. Pilava limon sıkıldığını hiç duymamış, görmemiştim. Tek söyleyebileceğim, şimdiye kadar çok şey kaçırmışım.

Sulu bir pilav düşünün, kepçe ile tabağa koyuyorsunuz, üstüne bol limon sıkıyorsunuz ve karıştırıyorsunuz. Sonra üzerine haşlanmış horoz/tavuktan bir parça koyup afiyetle yiyorsunuz.

4 kişilik
1 bütün tavuk ya da horoz (Sayı artıkça kişi başına 2 but ekleyebilirsiniz)
2 su bardağı risottoluk (arborio) pirinç (Girit’te de benzer bir pirinç kullanıyorlar)
2 çorba kaşığı zeytinyağı
1 çorba kaşığı tereyağı
Tuz
Karabiber
1 limon

Tavuğu yıkayıp parçalara böldüm (parçalara ayrılmış da alabilirsiniz), büyükçe bir tencereye aldım. Tavuğun üstüne çıkacak kadar bolca su koyup, bir tatlı kaşığı kadar tuz ekledim. Kaynayana kadar altını açtım. Tencerenin üstünde oluşan köpükleri kevgir ile aldım. Kaynadıktan sonra altını kısıp, tencerenin kapağını çok az aralık kalacak şekilde bırakıp tavuğu yaklaşık 35-40 dakika pişirdim. Pişince tavuk parçalarını bir kevgir ile alıp başka bir kaba koydum. Tavuğun derisini sıyırdım. Tavuk hazır, sıra pilavda.

Bir wok tavaya zeytinyağını koydum. Isınınca pirinçleri (yıkamadan) ve bir tatlı kaşığı tuzu ilave ettim. 2-3 dakika kavurduktan sonra sıcak tavuk suyundan 2’şer kepçe koyup karıştırıp çektirerek (10 kepçe kadar tavuk suyu gidecektir) pirinci pişirdim (tavanın altı hep açık olacak). Pirincin kırılmaması için aşağıdan yukarı bir hareket ile karıştırdım. Son kepçede tereyağını ilave ettim. Pilavın biraz sulu olması gerekiyor (risotto’dan daha sulu).

Pirinç pişince pilavın altını kapatıp hiç bekletmeden masaya getirdim, aynı şekilde etleri de. Pilavı karıştırıp birer kepçe tabaklara koydum. ÜzerinebBolca limon sıktık ve karabiber döktük. Üzerine de birer parça tavuk etinden koyduk ve yedik.