Okumadıysanız Eskişehir Bölüm 1 yazısı için tıklayın.

48 saatte Eskişehir’de neler yedim, neler aldım ve aklımda kalanlar…

Gider gitmez soluğu Eskişehir ile özdeşleşen Balaban Köftecisi ya da asıl adıyla Abdüsselam Balaban Kebap’ta aldım. Belediye Sokak üzerinde (Hamamyolu Caddesi’nin paralelinde-yazının en altındaki haritada tam yerini görebilirsiniz). Pasaj gibi bir yerden içeri girildiği için önünden geçip görmeme olasılığınız yüksek.

Balaban kebabı bir Tatar yemeğiymiş ve 1938’den beri yapılıyormuş. Mekanın ismi, 50 yıldır bu kebabı yapan sahibi Necdet Gengeç’in ustası Abdüsselam Usta’dan geliyormuş. Usta, 30’larda tuğla fabrikasının yanında seyyar köftecilik yaparak başlamış. Necdet Bey de onun yanında yetişmiş. Balaban ismini Abdüsselam Usta koymuş. Tatarca ‘balaban’ büyük demekmiş. 1,5 porsiyon kebaba balaban denmesini istemiş. O zamandan beri bu isim kullanılıyormuş.

eskisehir_mbcb_01

Balaban Köftesi

Metro Gastro dergisi Yayın Yönetmeni Nilhan Aras’ın yazısından alıntılayarak tarifini vereyim: ”Necdet Bey marka tescili aldığı kebabın pidesini 40 yıldır aynı fırından sağlıyor. Bu mayalı ekmek hamurundan yapılan pide yörede ramazanda yapılan pidedir. Kolay bayatlamıyor. İlk günden bu yana tarifi değişmeyen kebabın eti ve köfte kıyması kokmaması nedeniyle dana. Ayna, yumurta ve sırt etleri temizlenip 3 gün boyunca zeytinyağında bekletiliyor. Dördüncü gün şişlere geçiriliyor. Kaburga kıyması, çok az soğan ve kimyon karışımından uzunca süre yoğrularak hazırlanan köfte 3-4 saat bekletiliyor; böylece dağılması önlenmiş oluyor. Tabağa döşenen ızgarada ısıtılmış ve doğranmış pideler kemik suyu ile ıslatılıp süzülüyor. Üzerine inceltilmiş mandıra yoğurdu ince bir tabaka olarak dökülüyor. Üzerinde isteğe bağlı olarak sıcak kemik ve et suyu ile inceltilmiş domates salçasından yapılan sos gezdiriliyor. Kaynar tereyağı da eklendikten sonra kömür mangalında ızgara edilmiş köfte ve şişler yerleştirilip kebap tamam olarak servis ediliyor. Usta “Eğer tereyağı etlerin üzerine dökülürse tavada kızarmış et gibi olur.” diyor.”

Balaban gibi köfte daha önce yememiştim; Eskişehir’e yine gitsem ilk uğrayacağım adres burası olur. Yalnız bu köftenin üstüne insanın canı çok çay istiyor. İşte o burada yok. Çay için yakındaki Sıcaksular bölgesindeki Kanaat Kırahathanesi’ni önerebilirim. Eskişehir’in eski yerleşim yerinde ve minik bir meydana baktığı için, dışarıda oturulduğunda çay içerken bir yandan gelen geçen izlenebiliyor; konumu güzel.

eskisehir_mbcb_16

Kanaat Kıraathanesi

Çaylar içildikten sonra şehri gezmeye hazırım. Hamamyolu Caddesi’nden doğru Odunpazarı tarafına. Osmanlı sivil mimari örneklerinin olduğu bölge, ahşap bitişik düzenli ve cumbalı, renkli evleri ile ilgi çekici. Evlerin bir kısmı koruma amaçlı restore edilmiş ancak hala önemli bir kısmı eski, güzel halleriyle bugüne kadar gelmiş. Girmedik sokak bırakmamacasına gezip, açık gördüğüm kapılardan kafamı uzatıp zanaatkarlarla selamlaşıp, birkaç evde bir durup fotoğraflarını çekip yediğim köftelerin hakkını verdim. Sonra kısa bir mola için Müftüler Sokak’a girdiğimde gördüğüm Kasr-ı Nur Kafe’de oturdum. Dışarıdaki masalar pek keyifli. Odunpazarı tarafında oturmak isterseniz aklınızda olsun.

eskisehir_mbcb_02

Odunpazarı’ndaki Kasr-ı Nur Kafe

Sonra Porsuk Nehri boyunca yürüdüm. Cuma günü ve havanın güzel olması dolayısıyla akşam üstü baya kalabalıktı. Nehrin iki yakasında çok sayıda kafe-bar var. Ben oturmak yerine yürümeyi tercih ettim.

Gün içinde o kadar çok yürümüşüm ki, o yüzden de uzun bir akşam yerine güzel bir yerde yemek yiyip dinlenmeye, ertesi güne enerji depolamaya karar verdim. Eskişehir’e bir arkadaşımla geldim; onun işleri vardı, o yüzden şehri yalnız gezdim ancak akşam yemeğinde buluştuk. Yemek için Eskişehirli bir arkadaşımızın önerisini dinleyip 222 adlı restorana gittik. Yemekleri güzeldi ancak ”bir daha Eskişehir’e gelsek başka yere giderdik” diye konuştuk. 222’nin çok büyük bir bahçesi vardı. Havalar dışarıda oturacak kadar ısınmadığı için bahçesi açık değildi. Yazın eminim herkes buradadır. Benim gibi tüm gün yürüyüp akşama enerji bırakmazsanız, akşam yemeğinden sonra paşa paşa odanızın yolunu tutarsınız. Biraz enerjim kalsaydı, yan tarafındaki konserlerin verildiği yere ya da barlar sokağının girişindeki Guinness olan yere de gitmek isterdim.

Güzel bir uyku ve erken bir güne başlangıç… En önemli soru, kahvaltıda çibörek nerede yesek? Sabah daha 9 olmamış, hafta sonu. Çibörekçiler bu kadar erken misafir beklemedikleri için ”gidin 10’da gelin” dediler. ”Bizim o kadar zamanım yok” diyemedik. Napalım, biz de kahvaltı yerine öğlen yeriz deyip, doğru, bir gün önce Hamamyolu Caddesi’nden sapıp (Yunus Emre Caddesine gelmeden) Asarcıklı Caddesi’nin sonunda gözüme kestirdiğim fırına gittik. Bir gün önce, ”Alamayacağım ama haşhaşlı çörekleriniz çok güzel görünüyor, bir kare fotoğrafını çekebilir miyim?” dediğim ve ”memnuniyetle” cevabını aldığım fırın. Kanaaat Kıraathanesi nasılsa yakın, fırından bir şeyler alır oraya gideriz, kendi kahvaltımızı kendimiz hazırlarız diye düşündük. Haşhaşlı çörek ile kalamadık tabii. Simitleri çok güzel görünüyordu. Bir de ıspanaklı peynirli börek yeni çıkınca ondan da alıverdik. Üzerine Kanaat Kıraathanesi’nde 3’er çay. Mis! Gün artık bizim için başladı.

eskisehir_mbcb_03

Asarcıklı Caddesi üzerindeki fırının haşhaşlı çörekleri

eskisehir_mbcb_04

Asarcıklı Cd. üzerindeki fırından alıp Kanaat Kıraathanesi’nde yaptığımız kahvaltı; haşhaşlı çörek, simit, peynirli börek, yanında da çay

eskisehir_mbcb_05

Yazıda geçmiyor ama Odunpazarı tarafında Kemal Zeytinoğlu Cd. üzerindeki Taşfırın Ekmek’in haşhaşlı çörekleri. Minik tepsilerde pişiriliyor.

İstikamet yine Odunpazarı ancak önce bozasının güzel olduğunu duyduğumuz, Köprübaşı Caddesi üzerindeki Karakedi Bozacı’sına, ardından biraz helva alışverişi yapmaya. Karakedi’nin bozası güzeldi ancak bir Vefa değildi tabii. Yalnız Eskişehirliler’in boza sevdiğini söyleyebilirim. Sabah sabah giren çıkan eksik olmadı.

eskisehir_mbcb_06

Değirmen Sk. üzerindeki Tanınmış Helvacı

Sıra geldi helva alışverişine. Yine Eskişehirli arkadaşımızın önerisini dinleyip Değirmen Sokak’taki Tanınmış Helvacı’ya gittik ve sadece helva almakta kalmayıp susam, tahin de aldık. Helva olarak sade, kakaolu ve minik bir parça cevizli yaz helvası sardırdık. Hepsi sanki biraz önce yapılmış kadar tazeydi. Yaz helvası favorim oldu. Aklıma geldikçe Eskişehir’e mi gitsem diye düşünüyorum… Tezgahta susam görüp yerli olduğunu öğrenince minik bir paket ondan da çantaya attık. Geçenlerde Beyrut’tan gelen ev yapımı zahterin içine kavurup koydum. Beyrutlu bir arkadaşımızın önerisi üzerine onu zeytinyağı ve labne peyniri ile yedik. Hem susam hem de zahter harikaydı. Birlikte ne kadar güzel oldukları yenmeden bilinemez. Tahini henüz deneme şansım olmadı ancak bu susam ile yapıldığına göre eminim güzeldir.

zahter_susam_mbcb

Odunpazarı’nda uzun bir yürüyüş sonrasında sahiplerinin Tatar olduklarını öğrendiğim bir yerde çibörek yedik. Güzeldi ancak Eskişehir’de daha güzel yapanlar vardır. Çibörek seçimi biraz aceleye geldi; artık ikinci gidişte acısını çıkarırım. Çarşı içindeki Papağan mesela baya ünlüymüş ama onunkinin de tadına bakamadık. Bir dahaki sefere… Böyle çok şey oldu itiraf etmeliyim.

eskisehir_mbcb_07

Odunpazarı tarafında yediğimiz çibörek

Aklımda kalanlar; bir dahaki gidişimde yapacaklarımın listesi:

– İyi bir çibörekçi ve fırın peşinde koşacağım kesin.
– Zaman kalmadığı için yiyedim; sakatatları iyi yaptıklarını duydum.
– Haşhaş almayı nasıl atladım hala kendime kızıyorum.
– Mümkün olsa da bir sonraki gidişimde bir eve konuk olabilsem.
– Tanınmış Helvacı’nın yaz helvası diyorum, başka bir şey demiyorum.
– Susam almadan da gelmek olmaz.
– Balaban’da tamek dedikleri domates soslu köfteden yemek (sadesinden yemiştim).
– Balaban nefisti, bir de ismini çok duydum, Tatlıdil Köftecisi’ni merak ettim.

Abdüsselam Balaban Kebap
balabankebap.com.tr
Arifiye Mahallesi Belediye Sokak No:63/7 Eskişehir
0222 231 1444

Kanaat Kıraathanesi
Sıcaksular Sk.

Kasr-ı Nur Kafe
Koca Müftü Sk. – Odunpazarı

Karakedi Bozacı
karakedibozacisi.com
Köprübaşı Cad. No. 46,
0222 231 1231

Tanınmış Helvacı
Köprübaşı Değirmen Sok. No:34/B
0222 231 1413


View mybeautifulcookbook’s favorite places in a larger map